Ailem ve Çalışmalarım


Arkeolojide özellikle araştırma çalışmalarını ister bilimsel bir heyetle, ister tek başınıza yapın o bölgeye ikinci gidişinizde bir şeylerin eksildiğini, kurcalandığını, sizin dğer verdiğiniz ne ise onların yok sayıldığını görürsünüz ve eğer mesleğinize yaşamınızı adayacak kadar çok bağlıysanız bu görüntüler size acı ve hüzün verir, anlık mutsuzluklar yaşarsınız.
Ancak ben Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerinde görev yaptığım dönemlerde bilimsel araştırma konusunda ders veren bir hoca olarak boş olan ve bana kalan tüm zamanımı İzmir’in yakın ve uzak çevresinde slaytlı araştırma çalışmaları ile geçirdiğim dönemlerde, çalışma konuları ile ilgili olarak makalelerimde ya da sempozyumlarda o konuyu anlatırken önerdiğim, sezgilerim ile bulduğum ve oraların devamlılığını sağlayacak çarelerin bir müddet sonra sağduyu sahibi yöneticilerin çabaları ile gerçekleştiğini de gördüm.
Bunları görmem benim daha hızlı, daha çok çalışmalar yapmamı sağladı ve tarihi çevreyi, doğayı, kültürel verileri gittiğimiz gördüğümüz anda sahiplenmemizin gerektiğini daha iyi anlattı.
Kendi imkanlarımla, aile fertlerimin yardımıyla, kendi aracımla çalışmalarıma dağ, bayır, vadi, uçurum, orman demeden devam ettim.

Fotoğrafını çektiğiniz her şeyin kalıcılığını, yaşamının ve varlığının ispatını sağladığınızı biliyor olmanız onlara bu bakış açısıyla bakmanız doğa ve bilim adına çok önemlidir. Pek çok kereler ihtisas tezim için çektiğim bazı kareler, kazı heyeti başkanımız Prof. Dr. Rosenbaum’un kitabı için gerekli olmuştu. Kendisi kitabı için gerekli o konuya ait fotoğrafları bir sonraki yıl çekmeyi planlamış ancak bir sonraki yıl o eseri yerinde bulamamıştık.
15 yıldır Trakya Istrancalarda kaldığımız küçük köy evinin yakın ve uzak çevresinde Istrancalar Ormanlık bölgesinde megalitik eserler, antik yollar, köyler, köylüler, onların tarih ile buluşan yaşamları, gelenekleri benim sonsuz çalışma alanım oldu. Pek çok dost edindim. Onların yaşamlarını kaleme aldım. Sevdiğim kaç yaşlının her biri birer tarih olan kaç dostumun öldüğünü de gördüm.
Doğayı, fırtınaları, bulutları, gökyüzünü, takım yıldızlarını izledim. Her birini binlerce slayt karesi olarak dondurdum.
Bölgenin müziğini, danslarını inceledim. Onları çok eskilere, köken kültürlere götürüp buluşturdum.
Evleri, insanları, onların saçlarını, gözlerini, kıyafetlerini, masallarını inceledim. Kendimi gene çok uzaklarda kuzeyde Urallarda, İrlanda ve İskoçya’da buldum.
Son 15 yıldır yaptığım çalışmaların analojilerini çok büyük bir coğrafya içerisinde araştırdım ve hepsini birleştirdim.
Oldukça fazla fotoğraf içeren bu çalışmaları 5 ayrı kitap haline getirdim. Ancak yazacak, yapacak daha çok şey var. Kitaplarım henüz basılamadı fakat ben çalışmalarıma devam edeceğim. Zaman hızla akıp gidiyor...
25.05.2009
Özellikle Istrancalar Bölgesi çalışmalarımda eşim ve ikiz oğullarım yanımda oldular. Onbeş yıldan beri bana destek veriyorlar.
Sanat Tarihçi ve Amatör Doğa Bilimci Sülün Sungurtekin tüm çalışmalarımda bana bilgisi ve yorumları ile destek olmaya devam ediyor. SÜLÜN ile kardeş çocuklarıyız.
Fotoğraf Galerisi için tıklayınız..