Kültürel Mirasımızı Koruyalım
Kültürel mirasların Doğal afetlerle yok olmaları, on binlerce yıldır devam eden ve önlenebilmesi mümkün olmayan büyük yıkımlar olarak tarihe geçtiler.
Yok olanları koruyabilmek, Doğanın hükümlerine karşı gelebilmek kimin haddine, ancak 21. Yüzyıl denilen ve çok ileri kültür seviyelerinden bahsedilen bir çağda ANADOLU ve TRAKYA bölgesinin, önüne geçilemez bir hız ve şaşılacak derecede teknik bilgi ve donanıma sahip YOK EDİCİ bir kitle tarafından Talan Edilişi hangi tarihe geçecek acaba.
21. yüzyılda böylesine gaddarca ve haince bir yok edişin benzerini, özellikle doğup büyüdükleri toprakları soyup, elde ettiklerini önüne gelene satarak, Hepimizin şerefi, gururu olan Kültürel Mirasımızı geçim kapısı yapanların tahribatının bir benzerini bulmak mümkün müdür acaba?
Anadolumuz, eskilerde çok talan olayları yaşadı, koca Bergama Sunağı dahi kalktı gitti ancak ben burada 21. Yüzyıldan söz ediyorum. Eskilerde yapılanlar, bugünlerdeki Kültürel Miras’a yapılanların çirkinliğini mi örtecektir?
Bakın Tarih Bilincinden yoksun olanlar, Atalar Kültürü nedir bilmeyenler; Biz Arkeologlar her bir Kültür öğesini, kime ait kime değil en ufak bir ayırım yapmadan (Arkeoloji Evrensel İçerikli bir bilimdir) ,toprağın altından çıkarmak için canımızı dişimize takarak çalışıyoruz, tozun toprağın içinden onları okşar gibi çok dikkat ederek gün yüzüne çıkarıyoruz , yılan, çıyan, sıcak, soğuk , dağ, orman ve her türlü zorluk çalışırken vız geliyor bize.
Sonra sizler, bütün Arkeolojik değerleri yok ediciler gelip, kazılan kazılmayan her yeri tahrib edip, işinize gelenleri alıp, işinize gelmeyenleri önce yere atıp sonra birde tekme savuruyorsunuz kesinlikle.
Bizlerin, hepimizin, tüm insanlığın KÜLTÜREL MİRASINI YOK ETME HAKKINI KENDİNİZDE NASIL BULUYORSUNUZ.
Kültürel Miraslar asla tahrib edilemezler. Onlar ne size nede bizlere ait. O, kafanızdaki para getirecek olan nesneye ulaşabilene kadar, hallaç pamuğu gibi attığınız her bir taş parçası dahi; Önce Anadolu’nun sonrada bütün Dünyanın GELECEK KUŞAKLARININ MİRASLARI. Sizin anlamanız mümkün değil ancak o TAŞLARIN HER BİRİ TARİHİN KİMLİK VE BELLEK TAŞLARI.
Yıkılanlar, yakılanlar, parçalanan çanak çömlekler, üzerlerinde yürüyerek toz haline getirdiğiniz (TARİHE AİT KİREMİTLER) ki o beğenmeyip kırdığınız çömlek parçalarına karşı dahi sorumlusunuz.
Bu neye benzer bilir misiniz? Evinizdeki ya da oturduğunuz Baba Evindeki para getirecek her şeyi satmak ve beğenmediklerinizi de kırıp sobada yakmak veya önce kırıp sonra kırıkların üzerinde yürümek. Hoşunuza gitmedi değil mi? Ancak sizler bu yazdıklarımı Doğup büyüdüğünüz topraklarda yapıyorsunuz ve o topraklar bizlere de ait olduğu için Atalarımızdan kalanlara yaptıklarınız bizim hiç hoşumuza gitmiyor. İÇİMİZ ACIYOR.
Biliyor musunuz, bizler araştırma ve kazılarda asla ve asla, toprak üzerindeki küçük bir parçayı düzeltmek veya bulunduğu yerdeki konumunu değiştirmek için dahi AYAKLARIMIZI KULLANMAYIZ, onu ayağımızın ucu ile itmeyiz. Bu işleri yapmak için İKİ ELİMİZ VARKEN.
İnsanlar eğer bir gün Tarih Bilincine, Atalar Kültürünün önemine ve kültürlerin mirasçıları olmalarının onuruna sahip olabilirlerse; Uygarlık Tarihi içindeki onurlu yerlerinin arkasında durmayı öğrenebilirlerse; işte o zaman Kültür Miraslarının maddi kalıntıları olan Arkeolojik Değerlere saygılı olmak zorunda olduklarını da anlayacaklardır.
Bastıkları taş, ya da kaya herhangi bir kalıntıda onları yapanları ve oralarda yaşanmış hayatları görmeğe çalıştıkları anda, insan gibi insan olmanın getirdiği olgunluğa yaklaşmış olacaklardır. Eserler kaçırılıp satılmayacak, taşlar tekmelenmeyecek, Arkeolojik Değerler bulundukları yerlerde korunacak, insanı insan yapan değerlerin sırlarına vardıkları için de yaşamlarının kurgusunu daha doğru olarak yapacaklardır.
Ancak halkımızın da bu konuya duyarlı olduğunu ve yapılanlar karşısında çok büyük üzüntüler duyduklarını “ARKEOLOJİ MERKEZİ”ne 2 Mayıs 2010 tarihinde gelen iki mesajdan öğrendik. Gezinti yapmak üzere gittikleri Menemen’den büyük bir panik içinde dönmüş ve yazmış. Ben kendisine yazdığım cevapta , web sitesine ve AKTÜEL ARKEOLOJİ Dergisine yazacağımı ve bir gün bu işin çok yanlış olduğunun anlaşılacağını yazdım.
Bana gelen mesajı sizlerle paylaşmamın doğru olduğunu düşünüyorum.
|
Name |
|
--- |
|
Subject |
|
mesaj |
|
Message |
|
Sayın arkeolog İzmir Menemen de bulunan dağda kazılar yapılmakta kalede eski ziynet eşyaları bulunmakta, böyle bir tarihi yerin yetkisi olmayanlarca kazılması çok yanlıştır. Bir an önce bir şeyler yapılmalı. Harap ediyorlar her yeri. Bu gün gezdik oraları, çok bilgisizce kazılar var, her şey talan edilmektedir. Bir an önce gün ışığına çıkacak o kadar güzel şeyler var ama talan edilmekte. Elinizi çabuk tutun yoksa hepsi yıkılacak güzelim kale ve tarihi yerler defineciler tarafından yağma edilmektedir.
|
|
Name |
|
--- |
|
Subject |
|
mesaj |
|
Message |
|
Ciddiye alırsanız sevinirim. Mesajla kalacaksanız hepinize kolay gelsin. Fotolar var ama yükleyemiyorum çok eski yapılar bunlar gelip görmenizde yarar var inanıyorum ki siz de şaşıracaksınız ve üzüleceksiniz. |