Assos Kazı Çalışmaları 1981

ASSOS 1981 KAZI ÇALIŞMALARI

img067


img065


img068


AMERİKALILARIN 1881 YILINDA YAPTIKLARI KAZILARDAN YÜZ YIL SONRA EGE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ TARİHİ ÇEVRE ARAŞTIRMA- KORUMA- RESTORASYON BÖLÜMÜ ASSOS KAZILARINA BAŞLIYOR

Assos Troas Bölgesinin önemli bir merkezi. 1879 da Clarke ve Bacon’un burayı ziyaretleri 1881 de alınan izinle ASSOS’ta kazıya başlamaları ile neticelenir. 1884’te Osmanlı devletinden alınan izinle, kazılarda çıkan Nekropol buluntuları ve mimari parçalar paylaşılır, Amerikan Kazı Heyetinin payına düşenler Boston Müzesine taşınır.

ASSOS tarih içindeki yerini M.Ö. 2000 LERDEN ÇOK DAHA ÖNCE ALMIŞTIR. En eski adının ne olduğu,Assos adını kesin olarak ne zaman aldığı bilinmemektedir. Zira eski tarihçiler dahi bu konuda anlaşamamışlardır.

Homeros ve Strabon’un fakir birliğine kesin olarak vardıkları tek gerçek , BÖLGEDE BABA BURNU VE KAZ DAĞLARI ARASINDAKİ COĞRAFYADA LELEGLER’İN OTURDUKLARIDIR. Lelegler Denizci ve Savaşçı bir kavimdir. Onların bu özelliklere sahib olmaları ,Barbar Toplumlar sınıfına girmeleri için yeterli sebepleri içermektedir eski tarihçilerin gözünde.

img076


THRAKİALI MYSİALILARIN da , Assos’un yer aldığı Güney Troas bölgesinde varlık gösterdikleri unutulmamalıdır.
1981 yılı kazı çalışmalarımız sonunda , Kazı Bölgesine ve tüm çalışmalarımıza yönelik olarak hazırladığım çok ayrıntılı Bilimsel Çalışmanın Assos Taihi ile ilgili bölümünde, 2009 yılında ki bilgi birikimime dayanarak ,bazı gerekli saptamaları yapmam gerektiğine karar verdim.
Son 15 yıldan beri üzerinde araştırmalar yaptığım MEGALİTİK KÜLTÜRLER-KÜLTİSTİK- SEMBOLİK ARKEOLOJİ konularını BÜTÜN DÜNYA coğrafyasında çok ayrıntılı olarak incelerken,Savaşçı Atlı Kavimler ,Trak Kavimleri – İskit Kavimleri-Keltler’ide bütün Dünya coğrafyasıdaki binlerce yıllık dağılımları ve tüm kültür ögeleriniele alarak araştırdım ve bu arada Ölülerini Yakan Halklar- Tümülüsler Halkları-Ölülerini Kırmızı Aşı Boyasına Boyayan Halklar gibi halka halka gittikçe büyüyen ve daha pek çoklarını sayabileceğim KÜLTÜR KAVRAMLARI içinde buldum kendimi.

img077


Assos Kazılarında ve özellikle Nekropol kazılarında derin tabakalara indikçe karşımıza çıkan buluntuların önemli özellikleri bölgedeki yerleşim ve kültür tarihi açısından beni yukarıdaki satırlara ve bence çok önemli olan sonuçlara götürdü.

Bölgede tarih içinde Persleri, Galyalıları, Romalıları görüyoruz. 1330 tarihinden sonra ise Osmanlı hakimiyeti devamlı olmuştur. Assos, kuzeyde ve güneyde ,dik yamaçlı kayalık bir tepenin üzerinde ve eteklerinde kurulmuştur. Denizden 236m. yükseklikteki tepeyi çok güçlü surlar çevirmektedir.
Zamanımıza kadar ulaşabilen ve Tuzla Çayı yönünden gelerek şehrin Batı Kapısı önünden Kutsal Yolu geçip şehir içine giren taş döşeli antik yol, kıyıya inerek limana ulaşır.

img084


img083

1981 yılında Kazı yaptığımız Batı Nekropolünün kuzey sınırını oluşturan Surlar ile sözünü ettiğimiz bu taş döşeli antic yol, Batı Kapısı önünde buluşurlar.
Antik Kent, Batı Kapısı’nın diğer tarafında tepenin denize dönük yüzünde gelişmiştir.
Akropol, eski ve sönmüş bir volkan üzerinde yer almaktadır. Çevre tamamen trahit taşından bir oluşuma sahiptir. Ancak bu tepe ve çevresi , Eski Tunç çağı ve öncelerinde Megalitik Kültür’e sahip Halklar tarafından kullanılmışlardır.

img078


ASSOS NEKROPOLÜ

Assos’ta Batı ve Doğu Bölgelerinde olmak üzere iki Nekropol vardır ve bulundukları bu bölgelere göre isim alırlar.

BATI NEKROPOLÜ şehrin Batı Kapısına giden taş döşeli yolun her iki tarafındaki teraslar üzerinde yer almaktadır ve zaman içinde Batıdaki Ayazma Tepe eteklerine kadar genişlemiştir.

DOĞU NEKROPOLÜ şehrin Doğu Kapısı önündeki bölgede yer almaktadır ancak Batı Nekropolü kadar önemsenmemiştir.

Ancak ben prensip olarak derinlemesine araştırma ve kazı yapmadığım, arkeolojik ve kültürel herhangi bir bilgiye sahib olmadığım hiçbir arkeolojik alan yada bir yapı hakkında konşmam. Arkeoloji çok dikkatli ve özenli kararlar verilmesini gerektiren bir bilim dalı ve arkeologlar en doğru kararı verebilmek amacıyla uzun zamandan beri ARKEOMETRİ verileriyle birlikte çalışıp, araştırma ve kazılarına çok daha doğru yönler çizebiliyorlar.

İşte bu sebepten dolayı, Doğu Nekropolü hakkında konuşamam. Kazısı yapılmamış bir bölge için söylenmiş yada yazılmış olanlar da ilgimi çok çekmez.

BATI NEKROPOLÜ VE NEKROPOLÜN ARAŞTIRMA TARİHİ
1881 AMERİKAN KAZILARI


img079

Şehrin Batı Kapısı önünden başlayan Nekropol ‘ Via Sacra’ yada Mezarlar Caddesi’nin çevresindeki arazi üzerinde yatay ve dikey teraslar üzerinde lahit ve lahit grupları oluşturacak şekiilde yer almaktadır.

Törensel amaçlarla kullanılan Mezarlar Caddesi’nin çevresinin zaman içerisinde tamamen dolması ile , geç bir tarihte Nekropol genişlemiş ve şehir surlarının dışında oldukça geniş bir Alana yayılmıştır. Lahit fragmanlarına Tuzla (Satnioeis) çayının her iki kıyısında rastlanması Nekropol ‘ün yayılma sahasının büyüklüğü hakkında bir fikir vermektedir.
Assos Nekropolü, lahitler, basamaklı ,geniş platformlar üerinde yer alan lahit gruplarıile birlikte Abidevi Mezar Yapılarıda içermektedir.

Bu Abidevi Mezar yapılarının en ünlüsü ( PUBLİUS VARİUS) mezarıdır.

img258


img347

1879 yılında Clarke ve Bacon bölgeye gelerek yüzey araştırmaları ve topografik çalışmalar yaparlar.

8 mart 1881 de Bacon tek başına Assos’a gelir ve Mezarlar Caddesinde kazılara başlar. Çalışmalarda yanında önceleri 10 işçi vardır ancak daha sonra 25 işçi ile devam eder.

Kazıların ilk yılında Batı Kapısı önündeki anıtsal mezarları kazarlar. 1883 yılı sonunda o güne kadar el değmemiş 124 mezar kazılarak ortaya çıkarılmıştır. Üçüncü yıl için daha yoğun bir kazı planı yaparlar ancak aralık ayının ilk üç haftası içinde başlayan sürekli yağmur ve soğuk, çalışmalarının verimini düşürür.

( 1981 de kasım ayının ilk haftasındaki soğuk ve yağmura ateş yakıp ısınmaya çalışarak kazıya devam edebilmiştik.)
Ancak Bacon ve Clarke Mezarlar Caddesindeki kazılarda blunan: çok güzel figürinler, vazolar, sikkeler,urneler, altın ve gümüş bazı süs eşyalarından oluşan kazı buluntuları ile birlikte memleketlerine dönerler ve kazı kapatılır.

PUBLİUS VARİUS MEZARI

Batı Kapısının sol tarafında ve Mezarlar Caddesine bakan abidevi bir mezar yapısıdır.Bugün sağlam durumda olan ve mezar odasının üzerinde yükseldiği basamaklara sahip olan taban yada kaide ve mezar odasının üst örtüsünü oluşturan ve kesme taşlarla yapılmış beşik tonoz üst örtüsünün bir kısmı ile çevredeki taş ve toprak yığıntısına dayanarak o görkemli, pyramidal ve tepe noktasında kaide üzerindeki heykelin taşındığını varsayan rekonstrüksüyonun nasıl çizildiği aklımı daima meşgul etmiştir.

Amerikalıların kazısı sırasında mezar yapısının önünde, toprak üzerinde , kısmen harab olmuş bir kaide bulunmuştur. Mermer kaidenin dört yüzündede yer alan ve meyvalardan oluşan girlandlar kşelerdeki koç başları ile taşınmakta ve kaidenin üst yüzeyinde kenet delikleri olduğundan söz edilmektedir. 1883 yılı kazılarında mezar yapısının arka tarafında   bir heykele ai t baş bulunmuştur. Bu bir kadın başıdır. Yakın çevrede bulunan nar tutan el ve bir elbise kıvrımı fragmanınında bu heykele ait olduğu Kabul edilmiş ve bu buluntu grubu BOSTON MÜZESİNE götürülmüştür. İşte sözü edilen bu heykelin yukarıda anlatılan kaide üzerinde oturduğu Kabul edilmektedir.

Mezar yapısının önünde uzanan ve basamaklarla çıkılan platformun sağ tarafında girlandlı, tabula ansatalı bir lahit, mezar yapısının kapısı üzerindeki kitabeli dikdörtgen levha,önde yerde kırık olarak duran başka bir kitabe : 1881 de Clark tarafından çizilmiş bir plan ve restitüsyon üzerinde gösterilmektedir.

MEZARIN KİTABESİ

Mezar yapısı içinde bulunan ve 17 parça olarak muhafaza edilen kitabede şöyle denmektedir: ‘ Bu abidemizi Ge, Kore ve Pluto’nun korumasına emanet ediyorum. İster bizim ırkımızdan ister bir yabancı olsun hiç kimse ne onu kullanmaya ,need benim naaşım buraya gömüldükten sonra , onu açmaya teşebbüs etmesin.

Yukarıda adını andığım yeraltı tanrılarını , herhangi bir kişinin cüreti karşısında onu cezalandırmaya çağırırım.

1881 Kazı Ekibi, bu kitabenin Publius Varius Aquila tarafından yazdırıldığı kanısına varmıştır. Mezar tabanındaki taş döşemenin bir parçası kaldırılarak burasıda kazılmış,ancak birşey bulamayınca tekrar kapatılmıştır. Kazılıp tekrar kapatırken itina edilmiş olması genelde biz arkeologların kolaylıkla aldanabileceğimizi sananlarında orayı ziyaret ettiklerine işarettir. 1981 Kazısında Publius Varius Mezarı fırtınalı, yağmurlu günlerde Kazı Ekibimizin sığınağı oldu.

1981 YILI ASSOS KAZILARI
1881 AMERİKAN KAZILARINDAN 100 YIL SONRA EGE ÜNİVERSİTESİ ASSOS’TA KAZILARA BAŞLIYOR


EGE ÜNİVERSİTESİ GÜZELSANATLAR FAKÜLTESİ TARİHİ ÇEVRE ARAŞTIRMA - KORUMA -RESTORASYON  BÖLÜMÜ  BÖLGEDE  GÖREV  BAŞINDA

img080

Ufuk BAŞ (Ortada) ve kazı ekibi öğrencileri


img497


img521


1981 ŞUBAT AYINDA ASSOS’TA YÜZEY ARAŞTIRMALARI
Şubat ayında bölümümüzde Yüksek Lisans düzeyindeki derslerimizin ve imtahanların yoğun olarak devam ettiği günlerde Assos’a küçük bir öncü ekip gönderilmesine karar verildi.

Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun başvurusu sonucu Kültür Bakanlığı 1981 YILINDAN itibaren ASSOS KAZILARINI yapma görevini Bölümümüze vermişti. Bölümde: Kazı Teknikleri- Araştırma- Belgeleme gibi sınırları oldukça geniş ve önemliolan dersin hocası olduğum için de, Assos Kazısı benim için yeni bir deneyim olacaktı ve bence bu kazının en anlamlı yanı, tüm Yüksek Lisans öğrencimizin katılımı ile gerçekleşecek olmasıydı.

Assos’a şubat ayında giden küçük ekip bir aylık süre zarfında Topografik gözlemler yaparak bazı anahatları ortaya koydu. Akropolün 1.bin eve Arkaik döneme ait yerleşim birimlerinin yerleri ve toprak üstü kalıntılarının tesbit edilmesinden sonra, Nekropol bölgesinin incelenmesine geçildi.

Köylülerce yapılan ihparlar değerlendirildiğinde, günümüze el değmeden gelen   ‘ sandık mezar’ ve ‘krypta’ tipi bazı mezarların açılmış ve soyulmuş oldukları görüldü.

Ayrıca bugün Behram Köyü, Limana bağlayan yeni yol yapılırken , birçok mezar tahrip edilmiş, bazılarınıda iyice açığa çıkarmıştı. Bu tahribata son verebilmek için özellikle Nekropol bölgesinde Kazı ve Onarım çalışmalarının başlanmasına karar verildi.
Clarke’ın 1881-1883 kazılarında önem vermeyip kazmadığı bazı büyük yığınların açılması da sıraya kondu. En güzel örneklerin yoğun olarak bulunduğu BATI KAPISI önünden başlamak doğru bir seçim olacaktı.

img509
Nekropol sahasında yüzeyde oldukça bol olarak bulunan seramik cürufları da muhtemelen ,mezar hediyesi olarak fazlaca kullanılan çömlek ve figürinlerin yapıldığı bir atölyenin varlığına işaret ediyordu.
Küçük ekibin Assos yüzey araştırmalarının sonuçlarını Bölümümüzde yaptığımız toplantılarda değerlendirerek ,Eylül 1981 tarhinde başlaması düşünülen Kazı ile ilgili kararlara vardık.
EGE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ TARİHİ ÇEVRE ARAŞTIMA - KORUMA - RESTORASYON BÖLÜMÜ KAZI TEKNİKLERİ - ARAŞTIRMA- BELGELEME DERSİ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ UZMAN ARKEOLOG VE SANAT TARİHÇİ UFUK BAŞ
1981 ASSOS KAZILARI VE ASSOS NEKROPOLÜ HAKKINDA BİLİMSEL YORUMLAR
( ÖZEL bir çalışmadır ve yayınlanmamıştır. )
( ALINTI……Kazılarda ve araştırmalarda geçen öğrencilik yıllarımdan başlayarak bütün görevlerimde ve bulunduğum tüm coğrafyalarda, fotoğraf çekerek araştırmalar yaptım,çalışmalarımı konferans,makale,dia gösterisi,sergi ve ders konusu olarak paylaştım. Ben araştırmacı bir arkeolog olduğumu her şart ve coğrafyada asla unutmadım. Nekropollerle ilgili ihtisas dönemlerimde ve arkeolojinin devleri olan hocalarımdan öğrendimki: her araştırma ve kazı beraberinde bilimsel raporları,gözlem yazılarını, etnografik çalışmaları, yorum yazılarını,tarihsel ve kültürel yazıları da getirmelidir. Elimden geldiğince yazdım,araştırdım: ileride benden iyisinide yazacaklar.

İşte bu sebepten 1981 ASSOS kazısını da yazdım. 1881 CLARK DÖNEMİ kazılarını ve verilerinide ele alarak, 1981 İLK KAZI DÖNEMİne ait tüm fotoğraflarımızıda koyarak iyi bir çalışma çıktı ortaya.

img479

img477

Athena Mabedi kazı ölçüm çalışmaları

img501


img499

M. BÜYÜKOKTAR ve Ufuk BAŞ

Aslında 100 yıl sonraki açılış bana göre bır kutlama törenini, özel yayınları ve fotoğraf sergilerinide hak ediyordu…..)
(….ALINTI….1981 yılı Eylül ayı başında, kazının başlamasından yaklaşık bir hafta önce, Fakültenin ve Kazının idari işler sorumlusu Seyyit Bey’in minibüsü ile Assos’a geldik öğrencilerimizle beraber. Behramköy’de tepeye yakın , yüksek kayaların üzerine yapılmış bir köy evine yerleştik.Hepimiz sığamadığımız için bazı öğrenciler başka bir evde kaldılar. Aydınlanmak için gaz lambaları kullanıyorduk.

Ayvacıktan gelip limana inen yolun sol tarafında, köyün üst mahallelerine çıkan toprak yolunda tam köşesinde yer alan köy kahvesi kiralanmıştı, yemeklerimizi de orada yığiyorduk. Birde aşçımız vardı. Bu arada kazı ile ilgili malzemelerde tamamlanmıştı: el arabaları, kazmalar, kürekler,küsküler, grit köşe çubukları, grit ipleri, küçük buluntuları koymak için tahta sandıklar, seramiklerin yıkanması için leğenler, buluntu torbaları,fırçalar, ilk defa açılacak mezarlardakazı için kullanılacak küçük fırça ve küçük malalar ve benzeri başka aletler…..

Benim hazırlıklarım da tamam: Fotoğraf Makinem, siyah-beyaz flimler ve renkli dia flimlerim….)

ASSOS 1981 NEKROPOL VE ATHENA MABEDİ KAZILARI
img071

Athena Mabedi kazı öncesi

img081

Athena Mabedi kazı öncesi
Assos kazı çalışmaları 10 Eylül 1981 tarihinden itibaren Nekropol ve Athena Mabedinde resmen başladı. Kazı Başkanı Prof.Dr. Ümit Serdaroğlu, kazının başlamasından sonra Ege Üniversitesinde Bölümümüzün eğitim işleri ve yoğun idari işler vede üyesi olduğu Anıtlar Kurulu toplantılarında bulunması gerektiği için : Assos’ta devamlı kalamamıştır ancak Kazı Hocası olarak ben ve mimar - arkeolog –sanat tarihçi olan yüksek lisans öğrencilerimiz aylarca süren görevimizi tüm gücümüzle devam ettirdik.

img072

Athena Mabedi restorasyondan sonra


Kazı Ekibinde görev alan öğrencilerimiz yetenekleri ve iş ciddiyetleri ile yüz sene aradan sonra tekrar başlatılan Assos Kazısında çok verimli çalışmalar gerçekleştirdiler.

1981 YILI ASSOS KAZI EKİBİ EGE ÜNİVERSİTESİNDE YENİ KURULAN VE BU KAZIYI 100 YIL ARADAN SONRA BAŞARIYLA BAŞLATAN ÖZEL BİR BÖLÜMÜN ÖZEL KİŞİLERİDİRLER

BU BİLGİLERİ 2009 YILINDA PAYLAŞIYOR OLMAM BENCE GEÇ DE OLSA ÖZEL BİR AÇILIŞ GİRİŞİMİDİR.
EN AZINDAN BUGÜN HER BİRİ MESLEKLERİNDE BİR DEĞER OLAN BU EKİBİ KAZI BİLİM DÜNYASINA TANITMAK BENİM İÇİN BİR GÖREVDİR.

1981 ASSOS KAZI EKİBİMİZE SEVGİLER.
ARKEOLOG                       M.ŞEHMUZ BÜYÜKOKTAR
MİMAR                                MUAMMER ÜNLÜSOY
MİMAR                                ÖZDEN   YAVAŞ
MİMAR                                TAMER PAKBEN
SANAT TARİHÇİ                SERRA   OLCAY
MİMAR                                ERGUN   DEMİRBEK
MİMAR                                BÜLENT   KURT
ARKEOLOG                      SEMİH   AKÖZLÜ
BİLİMSEL BÜTÜN ARKEOLOJİK ARAŞTIRMA VE KAZILAR BİR KİŞİ İLE DEĞİL BİR EKİP İLE GERÇEKLEŞTİRİLİRLER.

img389

Kazı hocası Ufuk BAŞ ve Mimar Özden YAVAŞ

img514

Mimar Muammer ÜNLÜSOY

img512

İdari işler sorumlusu Seyit Bey – Heykeltraş Aydın Bey


img506

Mimar Taner PAKBEN


img503

Önde Serra OLCAY – Soldan sağa M. Ş. BÜYÜKOKTAR, Özden YAVAŞ, Ergun DEMİRBEK


img098


1981 YILI ASSOS KAZI ÇALIŞMALARI

img102

Önceden belirlenen çalışma programına göre Akropolde Athena Mabedi ve Nekropol Kazısı aynı zamanda başlatıldı. Aslında Assos’un birbirine uzak iki bölgesinde çalışıyorduk ancak bu durum bizleri pek fazla etkilemedi.

img508


img507

Kazı işçimizi Behram Köy’den temin ettik. Prof. Serdaroğlu ve Seyyit Bey bu işleri önceden halletmişlerdi. Kazı işçilerinin bir bölümü tepeye Athena Mabedine gönderildiler. Nekropol kazısı için çok daha fazla işçiye gerek duyulacaktı.
ATHENA MABEDİ KAZI ÇALIŞMALARI

Athena Mabedi Kazı çalışmaları ilk aşamada bir Temizleme Kazısı özelliği taşımış ve 100 yıl önceden beri mabedin tabanı ve yakın çevresini örten toprak tabakasının kaldırılması gerekmiştir. Toprak kaldırıldıkça vaziyet planı çizimleri yapılmıştır. Zaman içinde bulunan tüm mimari elemanlarda vaziyet planına işlenmiştir.

Athena Mabedi Kazı çalışmalarının gözetimini: Sanat Tarihçi ve Mimar arkadaşlarımız üstlenmişlerdir. Kazı ilerledikçe mimari elemanlar toprak yüzüne çıkmaya başlamıştır.

Mimar kökenli yükseklisans öğrencilerimiz gerekli çizimleri yapmışlardır. Prof. Serdaroğlu olmadığı dönemlerde gün içinde Nekropol’den Akropol’e kısada olsa çıkarak çalışmalarında onlarla beraber olmak da güzeldi.
Athena Tapınağı Arkaik dönem Anadolu Mimarisinin tek DOR TAPINAĞI olması sebebiyle Mimarlık Tarihinde özel bir yere sahiptir ancak bizlere Mabetten geriye içimizi acıtacak kadar az şey kalmıştır. İlerleyen yıllarda yapılan restorasyon çalışmaları ile yerlerine dikilen 5 Dor Sütunu nu seyretmek aslında bana hüzün vermekte ve kayıplarımızın büyüklüğünü daha gerçekçi olarak anlamaktayım.
Düşünebiliyormusunuz 30.31 x 14.03 ölçülerine sahip o koca tapınağın , kabartma mitolojik konularla kaplı architrave friz- metop vealınlık levhalarından ancak 5 tanesi şu anda müzelerimizde ve diğerleri Boston Müzesi ile Louvre Müzesi salonlarındalar…..
1881 Tapınak kazılarında temizlenen NAOS ( mabede ait kutsal orta mekan ) tabanında siyah ve beyaz mermer parçacıklarından yapılmış dalga ve zikzak motifleri içeren bir mozaik bulunmuştur ancak mozaik yerinde yoktur. Naos içinde sadece dağılmış moaik harçları bulunmuştur.

ASSOS   NEKROPOLÜ 1981 YILI KAZI ÇALIŞMALARI

1981 yılı kazı sezonunda, BATI KAPISI’ na giden KUTSAL YOL’ un her iki yanında çok geniş bir alan içinde yer alan Nekropol’de 6 ayrı açmada KAZI yaptık.

Nekropol, üzerinde oturduğu tepenin eğimi nedeniyle teraslar üzerine oturacak şekilde planlanmıştır. Tek lahitler, lahit grupları ve anıtsal mezar yapıları bu bölgede yaşamış olan halkların kültürlerinde ölüm kavramının ne denli önem taşıdığının göstergesidir.
NEKROPOL yani ölüler şehrinin görkemli olması, kökenlerinin çok eskilere ,binlerle onbinlerle ifade edilecek kadar eskilere dayandığı kültürlerin varlığından söz eder bizlere ve derki ‘ burada yaşayan   insanlar Atalarına sygı duyarlar, yaşamın sonsuzluğuna ve belkide kendilerinin ölümsüz olduklarına inanırlardı. Atalarının ,savaşçılarının,ailelerinin ardından törenler yaparlar, onların ölülerine özen gösterirler ve yaşadıkları müddet içinde onları anmak için bu Nekropole daima gelirlerdi. ‘….
Assos’un binlerle ifade edilebilen tarihsel geçmişinde NEKROPOOLİS yani ÖLÜLERŞEHRİ çok eskilere dayanan izleri, gelenekleri, buranın en eskilerini anlatmaktadır bizlere….
ASSOS NEKROPOLÜNDE 1881-1883   AMERİKAN KAZISI

Bacon ve Clarke’ın Nekropolde kazı yaptıkları alanların en bilineni   Publius Varius Mezar Yapısı ve onun önünden başlayarak mezarlar Yolu’na parallel kuzey yönünde uzanan teras üzerindeki lahitler ile bizim ( A V )açmamızın bulunduğu alandır.
Ancak Amerikalı araştırmacıların kazı sonrası yayınlarındaki çizimlerde görülen lahit ve lahit gruplarının o mükemmel, sağlam ve düzenli görünümlerine yaptığımız kazı sonrası biz nasıl olduda şahid olamadık, bu konuyu kesinlikle anlamış değilim.
( A V ) Açmamıza ait bölümde bu karışık duruma fotoğraflar eşliğinde değineceğim.
1883- 1981 arasındaki zaman diliminde nasıl olmuşturda lahit grupları böylesine tahrib olmş ve sanki yer yerinden oynamıştır.
ASSOS NEKROPOLÜNDE BATI KAPISI VE KUTSAL CADDE YÖNÜNDE SEÇİLEN ALTI ALANDA KAZI ÇALIŞMALARI

Nekropolde Batı Kapısı ve Kutsal Cadde yönünde seçilen altı alanda kazı yapılmıştır.
A I Açması
A II Açması
A III Açması
A IV Açması
A V Açması
A VI Açması
Çok büyük bir alanda, Lahit ve Lahit grupları kazılacağı için toprak altından çıkarılacak birimlerin kesin konumlarını bilmeniz mümkün değildir. Birbirlerine göre konumlarının yanı sıra tonlarca ağırlıktaki lahit kapaklarının durumlarıda çok mühimdir. Devrik olanları yerlerine ancak vinç yardımı ile oturtabilirsiniz. Ana taban kaç metre aşağıdadır.

Bunca lahidin arasında rahat çalışabilmek için uygun büyüklükte açmalara gerek duyacacaksınızdır. Burada kesinlikle açık alan kazısı uygulanacaktı ancak kazı raporu ve günlük fişlerinin doğru olabilmesi için ve de eksiksiz bir kazı çalışması olması için tabiiki plan kare (grid) çalışmalarını tamamladık.

Arazide 50 x50 ölçülerinde dört ayrı alan belirlendi ve çalışma yaptığımız altı alan için 10x 10m. grid sistemi kuruldu. Lahitlerin konumlarına göre zaman zaman grid lere eklemeler yapmayı uygun gördüm.

Tüm kazı alanları her çalışma günü sonunda temizlenip fotoğraf çekimine uygun hale getiriliyordu. Kazı alanlarının tümünün kuşbakışı fotoğrafları için Publius Varius’un hemen arkasındaki surun tepesine çıkmak yeterli oluyordu.

Yakın çekim fotoğraflar için bir sorunum yoktu. Kazı sırasında işçilerimizin ve öğrencilerin fotoğraflarını çekerek bence 100 yıl sonraki başlangıcı belgeledim.Arkeolojik bir kazıyı bence çıkan eserlerle,kazı ekibinin bir arada sunulan fotoğrafları çok daha iyi anlatacaktır.

Ancak bu fotoğraf çalışması tüm teknik malzemesi ile bana aittir.Prof.Serdaroğlu yayınları için gereken fotoğrafları kendisi çekmiştir.
BATI KAPISI ÖNÜNDE   ( A I ) - (A II ) - ( A III )   AÇMALARI

Kazı için seçilen ilk açmalar, Batı Kapısı önünde yan yana sıralanmış A I – II – III açmaları idi ve AI ile A III açmalarının yüzeyleri sur duvarından düşen taş blokları ile kaplıydı. Kazı öncesi ilk işimiz bu ağır blokların uygun bir bölgeye taşıtılması olmuştur.
Batı Kapısının önündeki giriş ve kulelerin ön kısımları taşlardan arındırıldıktan sonrakazıya başladık.
A 1 AÇMASI KAZI ÇALIŞMALARI

img502

Bu kazı alanı tam olarak Batı Kapısı önünde idi ve aşağıdan gelen Kutsal Yol bu kapının önünde son buluyordu.. Kazı planımda Kutsal Yolun tabanına kadar inmek ,solda yer alan A II açmasında da kazıya başlayıp taban seviyesini bulup her iki açmayıbir bütün olarak ortaya çıkarmak vardı ve bu planı başarıyla gerçekleştirdik.

img494

Kutsal yol kazısının bitmiş hali

AI AÇMASI kazısı devam ederken 50 cm. derinde taş bir altar ortaya çıkardık. 1.13m.yüksekliğindeki taşın gövdesinin genişliği 0.49cm. idi ancak genişleyen kaide ve üst kısmında genişlik 0.61cm. olarak ölçülüyordu.

img524

img498


Taşın bir yüzünde Latince bir kitabe ,diğer yüzünde ise kabartma olarak yapılmış motifler yer almaktaydı. Dikine duran yazıtsız dikdörtgen bir Tabula Ansata veonu iki yandan kuşatan ve gene dik olarak duran yılanların başları arasında ortasında küçük bir delik olan büyük bir daire motifi bu yüze kabartma olarak işlenmişti.

Taşın kitabesinde ‘ Valentinianus II ve Theodosius I isimleri yer almaktadır. Aynı taş , Clarke’ın kazıları sırasında bulunmuş, gerekli ölçüler ve çizimler yapıldıktan sonra, yerinde bırakılmıştır.

KAZIDA BULUNAN POSTAMENT

img345
Oldukça harap durumda bulunan  ve postament dediğimiz taş blok dört kare yüzeye sahiptir Kare yüzeylerden birinde gayet muntazam olarak yapılmış iç içe yerleştirilmiş ÜÇ KARE motifi izlenmektedir..
Her iki Taş Buluntunun fotoğrafları tarafımdan çekilmiştir.

A I Açması kazısında 1.30m. derinlikte ‘ Kutsal Yol’un ‘ MUNTAZAM TAŞ DÖŞELİ ana yüzeyine ulaşmak benim ve tüm ekibimizin yorgunluğunu alıp götürmüştür.

Süpürülerek temizlenen yolun üzerine koyduğumuz Altar’ın orada fotoğrafını çekmek daha anlamlı olmştu diye düşünüyorum. A I Açmasının kazısı planlandığı gibi geliştiği için bu açmada kazıya devm etmeyerek hemen soldaki A II Açmasının kazısına hız vererek bu alanın tamamını ortaya çıkarmak üzere kazıya yeni bir yön verdik. Kazı sonucunda taş döşemeli taban yüzeyini bulduğumuz yol, Batı kapısından içeri girerek şehrin diğer önemli yapılarına doğru devam ediyordu.

1981 YILINDA NEKROPOL A I AÇMASI KAZI ÇALIŞMALARNDA BULDUĞUMUZ ÜZERİ YILAN KABARTMALI VE İÇ İÇE KARELERDEN OLUŞAN KABARTMAYA SAHİP İKİ MİMARİ PARÇANIN 2009 YILI DEĞERLENDİRMELERİNİ 1981 KAZI ÇALIŞMALARININ ARDINDAN YAPACAĞIM. ONBEŞ YILDAN BERİ DEVAM EDEN MEGALİTİK – KÜLTİSTİK VE SEMBOLİK ARKEOLOJİ  ÇALIŞMALARIM  DEĞERLENDİRME VE YORUMLARIMA YENİ   BİR YÖN KAZANDIRDILAR…

NEKROPOL AIII  AÇMASI

img349
img480
AI Açması ile AII açması arasındaki bölge Kutsal Yol ile Nekropolün kale duvarı önündeki sınır çizgisi arasında kalır ve fazla büyük değildir ve bizim AIII AÇMAMIZ tam burasıdır. Açma kazısında toprak seviyesini 1.30- 1.40m. indirdiğimizde yola ait döşeme taşlarının burada da devam ettiğini , ayrıca sur duvarının dibinden başlamak üzere ve hafif kavis verlerek dikine ve yan yana yerleştirilmiş sağlam durumda dört tane büyük ve dikdörtgen taş bloğunu tesbit ettik. Burada, yolu nekropolden ayıran yada daha doğrusu orada bulunan lahit ve çevresindeki platformu yoldan ayırmak için yapılmış bir set duvarcığına ait kalıntı ile karşılaşmıştık. Kazı fotoğrafları görüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır.

NEKROPOL A II AÇMASI

img518

Kazının ilk günleri

img519

AII açması Nekropol kazısında en çok fotoğrafın çekildiği ve en çok mimari çizimin yapıldığı çalışma alanı oldu. AIII ve A IV açmalarının arasında yer alan AII Kazısı aslında AI ve AIII açmalarının kazılarıyla birlikte yapıldı . Her üç açmada aynı zamanda tabana inip ,neticeyi bir bütün olarak görmek çok iyi ve doğru bir yöntem oldu..

img346

Krypta

img516

Son hali

img500

Tamamen toprakla örtülü olan AII açmasına ait tüm ayrıntılı kazı bilgisinin tamamını burada vermeden, kazıya ait önemli aşamaları ard arda yazmam daha iyi olacaktır. Kazıya ait ilk aşamadan son aşamaya kadar çektiğim fotoğraflar I ve çizilen planları sunmak daha akıcı bir bilgi aktarımı olacaktır.

Toprağın kaldırılması ile birlikte sur duvarına parallel olarak yerleştirilmiş olan büyük taş lahit ve kapağına ait paçalara ulaştık. Kapağın sol yada doğu kısmına ait iki büyük parça ile sağ tarafına ait dört küçük parça Lahidin üzerine konuldu ancaktam ortadaki parça eksik kaldı. Lahit kapağının parçalanmasına ait basit iki sebep düşündüm; 1) Surlardan düşen taşlar kapağı kırmış olabilirdi 2) Lahidin içini soymak amacıyla balyoz cinsi bir aletle kapak kırılmıştı. Ayrıca Lahidin içi boştu…..

Lahit kapağı ve Lahit üzerinde herhangi bir tezyinat yoktu ancak Kapak dört köşede ve iki kısa kenar ortasında basit Akroterlere sahipti.

Lahitle beraber onu doğu ve batı kısa yanları ile sur duvarı önündeki yan uzun tarafından çevreleyecek şekilde çok muntazam ve oldukça büyük taş bloklardan inşa edilmiş olan Çevre duvarını da ortaya çıkardık. İri dikdörtgen taşlardan oluşan taban yüzeyine de varmıştık bu arada.

img487

img515
Dikdörtgen taş boklar, çevre duvarında birbirlerine kenetlerle birleştirilmişlerdi. Çfvre duvarının önünü çepeçevre dolaşan ve tabandan yaklaşık 60cm. yükseklikteki oturma çıkıntısı ve Lahidin uzun tarafı arkasında dvar üzerindeki profilli geniş taş zamanımıza oldukça sağlam vazitette gelmişlerdir. Bu geniş ve büyük taş ölüyle ilgili ritüellerde üzerine sembolik bir eşya yada daimi yanan bir meşale veya içinde ateş yanabilen bir kap koymak üzere kullanılıyor olmalıydı.

AII Açmasında en anlamlı buluntu Lahidin sol(doğu) kısa tarafına gelecek şekilde ve kuzey- güney yönünde uzanan ( krypta ) oldu.
Tabanın bulunup yüzeyin süpürülerek temizlenmesinden sonra fotoğraf çekmek için hazırlanırken, Krypta’nın üzerine rastlayan yerde döşeme taşının oynadığını farkettik. İki işçiden demir küskü getirmelerini istedim. Çok heyecan duyduğumuz bir andı. İşçilerden tabandaki taşın iki uzun tarafında durup karşılıklı olarak küskülerin uçlarını araya sokmalarını istedim ve aynı anda yapılan itme hareketi ile birlikte taş hiç zorlanmadan kalktı ve kaydı.   TOPRAĞIN ÜZERİNDE TEK KULPLU KÜÇÜK BİR TESTİ ÖYLECE DURUYORDU VE SAPASAĞLAMDI.TÜM TALANLARDAN KURTULUP GELMİŞTİ….

O anda el değmemiş bir mezarla karşıkarşıya kalmıştık.   Aslında o güne kadar yüzlerce mezar görmüş ve incelemiştim Dağlık Kilikia Bölgesi Şehirleri Nekropol Kataloğunu hazırlarken, Abidevi olanı, basit tip olanı, lahit yada kaya mezarı olanı ancak hepsi elden geçmişti hepsinde kemikler karma karışıktı….

img491


Assos AII de ilk defa açılmamış bir mezarın karşısında öylece duruyordum işte. Artık kazı işçisinin işi bitmişti ve kazı işlemini Arkeolog öğrencilerimle birlikte ben devraldım.

Küçük fırçalar ve küçük bir mala ile devam eden çok özenli kazımız sonunda nihayet iskelete ulaştık. Fırça ve çok büyük bir kaşık ve minik bir kürekle vede derine indikçe darlığını iyice algıladığınız bir mekanda ayaklarınızı nereye koyacağınızı bilemeden kazıyorsunuz.

İskelet tümüyle toprak üzerinde yatıyor.   Baş batıya dönük duruyor ancak omurganın boyun kısmının alt kısım ile çok belirgin bir sapma gösterdiğini görüyoruz. Krypta surun tam dibinde. Büyük bir olasılıkla savaş sırasında yüksek surdan düşüp boynu kırılarak ölen bir kahramana ait bu iskelet diye düşünüyorum. Sıradan bir kişi özel bir plan uygulanacak kadar önem verilen bir Lahidin özel platformu altına gömülmez.

İskeletin omuz hizasında beş tane uzun kemik iğne, başın sol yanına doğru cam bir alabastron ve küçük bir su kabı bulunuyor. Elimdeki küçük fırça ile kemiklerin arasındaki toprakları temizliyorum fotoğraf için ve mezarın içindeyim.
Dışarıda duran ve merakla izleyen, Bölümümüzün Heykeltraşı Aydın Beye sesleniyorum:
Aydın bey çok garip bu rada iskeletin çevresindeki toprak sanki PUDRA gibi yumuşacık oldu…. Ve ondan şu cevap geliyor: Ufuk hanım şimdi kazdığınız ölünün bedenine ait kalıntılar olduğu için öyle ince…..

img492


Aslında vede eğer idealist bir arkeolog iseniz kesinlikle hayata bakış açınız değişecektir ve pudra gibi incelmiş bir insan bedeni Arkeolojiye bakış açınızıda değiştirecek ve sonsuz yaşam felsefesinin yön verdiği Megalitik Kültürler bir adım öne çıkacaklar.
(…Aydın Bey yıllarca önce çok erken bir yaşta ayrıldı aramızdan…)
Aynı gün İstanbul Anıtlar Kurulunun bütün üyeleri, Prof: Serdaroğlu ile birlikte Assos’a geldiler vede tam iskelet ‘in fotoğrafları çekilirken bizim çalışmalarımızı izlediler.

img096


İskeletin kemikleri numaralanarak kaldırıldı. Krypta’nın üst taşı yerine doğru çekildi.
AIV Açması kazısına başlamadan önce AII Açmasının so durum fotoğraf çalışmaları yapıldı. A II de bu sezon için görevimiz sona ermişti. Zaman içinde Lahit Kapağı ve diğer mimari kısımlarla ilgili restorasyon çalışmaları olacaktır.

img170

img172


A IV AÇMASI KAZI ÇALIŞMALARI

img520

A II Açmasının gerisinde toprak yığını halindeki A IV Açması

Publius Varius mezarının solunda yer alan AIV açması, 5.5m. yüksekliğinde bir toprak dolgu olarak sur duvarı önünde büyük bir yığıntı olarak durmaktaydı.
Bu yığıntının bulunduğu alan içinde Roma ve Hellenistik dönem seramik parçaları bir arada ele geçmiştir. Bunlardan başka kemikten yapılmış iğne ve kaşıklar, sikkeler ve pişmiş toprak figürinler bulunmuştur. Bütün buluntular envanterlenmiş olarak Bursa Arkeoloji Müzesine teslim edilmiştir.
img100

Publius Varius’un arkasında A IV Açması çalışmaları

ASSOS NEKROPOLÜ 1981 YILI   KIŞ   ÇALIŞMALARI

Mevsim kışa dönerken soğuk ve yağışlı hava, çalışmaları yavaşlattığı için sadece iki büyük açmada kazı çalışmalarına devam edebildik. Topografik çalışmalardan sonra seçtiğimiz açmalar : AV   ve AVI    açmaları olarak belirlendi.
A VI   AÇMASI KAZI ÇALIŞMALARI

img485
AVI   kazısında ki çalışmalarıda ayrıntıya kaçmadan ana hatları ile sunmak isterim. Bu kazıya ait çok sayıdaki fotoğraf tan kazının safhaları zaten açıklıkla anlaşılmaktadır..

Publius Varius mezarı ve AIV açmalarına köşe konumundaki bu kazı alanında cepheleri kuzey- batı yönüne gelecek konumda iki mezar grubu ortaya çıkarılmıştır. Üçer geniş basamakla çıkılan ve üç tarafları kısa oturma kademeleri ve korkuluk levhaları ile çevrili podiımlar üzerinde ise Kapakları ile birlikte birer büyük lahit yer almaktadır.

img087


Üzerleri kırma çatı şeklinde ve keskin çizgilere sahib olan kapaklar dört köşede ve kısa yanların ortasında akroterlere sahiptirler. Ancak bu tonlarca ağırlığındaki kapaklar soygun amaçlı olarak lahitlerin üzerinden yuvarlanmışlardır vede toprak altından bu konumda çıktılar. Öndeki büyük lahidin içinden kazı sırasında 8 adet kafatası çıkarttık ancak lahidin içi tamamen boştu ve kafatasları bir köşede toplanmışlardı. Bunlar Clarke’ın kazılarında blunup buraya  bu şekilde bırakılmışlardı.
Her iki lahide ait bu devasa kapakların devrildikleri zaman kırılmamış olmalarıda bir şanstır.

img088

Kazıdaki Grid Planlarından Biri

A V AÇMASI KAZI ÇALIŞMALARI

img095
AV Açması Mezarlar Caddesi’nin başlangıç noktasında ve AII Açmasının da tam karşısındaki  bir Alana denk gelmektedir. Çok büyük ölçülerdeki lahit ve Lahit gruplarının yer aldığı bu alanda esas grit ölçülerimizin dışına defalarca çıkmak ve yeniden kareler eklemek zorunda kaldık.

AV Açmasında 10 adet çok büyük lahidin meydana getirdiği Lahit grupları ile karşı karşıya idik ancak yazımın başında da belirttiğim gibi ben böylesine herşeyin birbiri üzerine devrildiği, o kocaman kapakların ait oldukları lahidin üzerinden aşarak bir alt sıradaki lahidin üzerine yuvarlandığını vede bir bilmemne tonluk kapağın , aşağıdaki kırık bir laidin üzerine TERS olarak oturduğunu başka hiçbir yerde görmedim.

Deprem demek mümkün değil , biraz ilerideki AII ve AVI buluntuları böyle bir görünüm sergilemediği gibi Batı Kapısı ve Kuleler yerinde duruyor vede yuvarlananlar için tonlsrca ağırlıklardan bahsediyoruz.

Aslında bu bir ‘ Talan Öyküsü ‘. Artık bunca Nekropol tecrübesinden sonra; neyin depremle yuvarlandığını, neyin toprakla kaydığını, neyin dinamitle parçalandığını ve neyin kıyasıya balyoz darbeleri ile parçalara ayrıldığını vede nelerin bütün insan gücü ile teknik imkanların birleşimi ile yapılabildini biliyorum ve gözlerim bunları ayırd edebiliyor.

img495


Fotoğraflardan birine baktığınızda, lahidin o korkunç tahribata uğramasına sebep olan balyozların seslerini duyar gibi olacaksınız. Soyguncuların o aç bakışlarını görebileceksiniz.
Tek yada gruplar halinde bir arada duran laitler bazen tek basamaklı bazı gruplardada iki veya üç basamaklı podiumlar üzerinde oturuyorlar.
Lahit Kapaklarının bir grubu dik çatı şeklinde ve dört köşede akroterleri var. Bazı kapakların üzerleri tamamen düz, bazı kapaklar akrotersiz ve kırma çatı şeklinde.

img482

Lahitlerin kısa ve uzun cephelerinde ztilize kabartma girland motifleri aralarına yerleştirilmiş Tabula Ansata’lar   izlenmektedir ve bir örnekte kitabeli bir tabula ansata yer almaktadır.

Stilize GİRLAND MOTİFLERİ içinde kökenleri binlerce yıl önceye dayanan Boğa kültü’nün gene stylize edilmiş   motifi görülmektedir. Ancak gene savaşçı kavimlerin binlerce yıl öncesine ait ‘ Çifte Balta’ motifide bu şekildedir.

img486

Assos Nekropolünde Askerlerin ve kahramanlarında gömülü olduğunu göz önüne aldığımızda ; çifte balta figürü ile sonsuz gücün sembolü olan boğa motifinin ölüler için kullanılmış olması çok doğrudur ve binlerce yıl çok geniş bir coğrafyada bunu görmekteyiz.
A V açmasında tabana inebilmek için çok fazla toprak atmak gerekti. .Kazı işçimizin büyük bir kısmına burada görev verdik. Lahit gruplarının aralarındaki toprağı kazmak ve toprağın el arabalarına taşınması çok zor ve kademeli işlemleri gerektirdi. Oldukça derine bu şartlarla indik. Kazısı tamamlanan parçalanmış lahitlerin herbir parçasına numara verip çok fazla ağır olmayan parçaları yerlerine oturttuk.

img510

Bu kazının her aşamasında fotoğraf çektim. Bu fotoğraflar ileride belge niteliği taşıyacak. Ayrıca AV Açması içinde, döşemelerin bir kısmı ‘ Krypta’ olacak şekilde düzenlenmiş. Bunlardan birini açtık ancak içinde birşey bulamadık.


img525

Krypta


img496


img530

AV Açması Kazısı başarıyla sona erdi. Kazı yeri temizlendikten sonra insane gücü ile yapılabilecek düzenlemeleri yaptık. Tüm açmalarda çıkan her türlü buluntu günü gününe leğenlerde yıkanıp kutulara konuldu. Bu iş için yaşlı bir işçimizi görevlendirmiştim.


img481

ASSOS 1981 YILI KAZI ÇALIŞMALARIMIZ SONA ERDİ

img488

Sıcak bir mevsimde başladığımız kazıdan iyice soğumuş ve yağmurların başladığı bir mevsimde döndük İzmir’e…..
1981 YILI ASSOS NEKROPOLÜ AI   AÇMASI KAZISINDA BULUNAN ALTAR HAKKINDA 2009 YILINDA YAPTIĞIM YORUM
Daha önce bilgi verdiğimiz Altar, kazıda 0.50 cm. derinlikte bulunmuştur. Dikdörtgenler prizması formundaki taş altar, 1.13m. yüksekliğinde ve gövdede 0.49 cm.eninde alt kaide ve üst profiilli kısımlarda 0.61cm. ölçülerine sahiptir.
Altar’ın bir cephesindeki kitabe üzerinde Valentinianus II ve Theodosius I olarak iki imparatorun isimleri okunmaktadır. Diğer büyük cephede kabartma olarak yapılmış olan kompozisyon oldukça önemlidir. Megalitik kültürlerde ve özellikle savaşçı ve savaşçı atlı kültürlerde YILAN, kutsaldır ve RUHUN ÖLÜMSÜZLÜĞÜNÜN sembolüdür. Binlerce yıl ve kesintisiz olarak çok büyük bir coğrafyada bu sembol doğumdan ölüme kadar kültürlerin her bir ögesinde kullanılmıştır.
Phrygler , İskitler’de, Minos – Myken kültürlerinde, Balkanlar’da ve özellikle Trak Kültüründe Yılan ‘ın özel bir yeri olmuştur. Megalitik kültürler Kavimleri Gök Tanrı- Toprak Ana İNANCI ve DOĞAYA SAYGI ilkelerinden asla vaz geçmemişlerdir.
Bu Kültürler Kavimleri inanç sistemlerinde SONSUZ YAŞAM   felsefesine sıkı sıkıya bağlı kalmışlar ve özellikle Kutsal Alanlarında ve Mezar Yapılarında Ruhun Ölümsüzlüğünün,güç ve iyiliğin sembolü olan YILAN Motifine çok büyük ve önemli bir yer vermişlerdir.
Özellikle geç dönem Trak Mezar Stellerinde Savaşçı veya Kahramanı temsil eden kabartma figürün yanında , onun ölümsüz olan ruhunu sembolize eden bir YILAN figürü bulunur. Trak Kültüründe , ölen kişinin evinin bahçesinde görülen yılan’ın ölünün ruhunu taşıdığına ve Ormanlardaki yılanlarında Kahramanların ruhlarını taşıdığına inanılırdı.
SONSUZ YAŞAM Felsefesinin sembolü ise onbinlerce yıldan beri çok geniş bir coğrafyada DAİRE FORMU yada DAİRE MOTİFİ ile sembolize edilmektedir. Ancak bu form, doğumdan ölüme kadar; Kutsal Alanlarda, Ev planlarında, Mezarlarda (Tümülüsler) Halka olunup yapılan tüm ritual ve danslarda , Takılarda ve yaşam boyu kullanılan eşya, alet, araç, gereç üzerinde kutsal desen olarak   o çok geniş coğrafyada kullanıldı.
Zaman içinde, tüm küktürlerde kullanılan Lahitler üzerinde kabartma veya kazıma motif olarak gene daire motifi kullanıldı. Bazı yorumlarda; Lahitler üzerinde kullanılan ve gene kutsal anlam taşıyan ROZET motifinin STİLİZE edilmiş şekli olarak ele alındı DAİRE motifi.
Ancak her iki motifin sembolik anlamları farklı olduğu için aynı Lahit üzerinde birliktede kullanıldılar. Sembollerle ilgili bu sentezi, ASSOS AI AÇMASINDA bulunan Altar’ın üzerindeki kabartma kompozisyonu değerlendirebilmek amacıyla yaptım.
Öncelikle Altarın bulunduğu bölgenin konumu çok önemli. NEKROPOL BÖLGESİ ölüm ve yaşam olaylarının çok gerçekçi olarak yaşandığı tek yer. İnsanların hem kendileri , hemde yitirdikleri insanların ruhlarını düşünerek onlar için , teselli olmaya çok ihtiyaçları olduğu bir yer : MEZARLIK.
İşte bütün bu insani gerekçeler özenle birleştirildiği zaman, NEKROPOLLER’deki Lahitlerin, Steller’in( mezar taşı) , ALTARLAR’ın, Anıtsal Mezar Yapılarının SONSUZ YAŞAM , ÖLÜMSÜZ RUH ,GÜÇ ve İYİLİK SEMBOLLERİ ile DONATILMIŞ olmalarının sebebini anlamamız kolay olacaktır.
Assos YILANLI ALTAR’I üzerinde ortada dikine olarak yerleştirilmiş bir Tabula Ansata vardır. Tabula Ansata bir takdim veya sunum levhasıdır. Bu ,yılanlı kompozisyonda boş olması ‘’İsimsiz Askerler veya İsimsiz Kahramanlar ‘’ gerçeğini yansıtmak için olabilir..
Bütün sembollerin anlamlarını, Levhamıza yansıtırsak değerlendirmemiz şöyle olacaktır.
"BU SUNAK İSİMSİZ KAHRAMANLARIMIZIN SONSUZ YAŞAMDAKİ ÖLÜMSÜZ GÜÇLÜ İYİLİK DOLU   RUHLARI'NA ADANMIŞTIR "
Altar’ın diğer yüzündeki 10 satırlık yazıtta Harf ARALARI - Harf BOYLARI – Satır ARALARI   kesinlikle birbirlerine uyum göstermeyen ve çok özensiz satırlarla karşılaştık. Bu satırlar çok büyük birolasılıkla oldukça geç bir dönemde ve sıradan bir kişi tarafından vede aceleyle yazılmış.

KİLİKİA BÖLGESİ   ADRASSUS Kentinde , tezyinatları çok usta ellerden çıkmış ve üzerlerinde yazıt olmayan Lahitlerden bazılarının üst kısa kenarlarında , LAHİT Kapağının kısa tarafında veya bunlar gibi acaip yerlerde bir veya iki satırlık yazılara rastladık ancak tabiiki bu nlar oralara geç dönemlerde içlerine yeniden gömme yapıldığı zamanlarda yazılmışlardı. Hepside özensiz ve kalitesiz satırlardı.


ASSOS NEKROPOLÜ A I AÇMASI KAZI BULUNTUSU KÜÇÜK POSTAMENT

AI   Açmasında bulunan kare prizma küçük Postamentin   bir yüzünde çok itinalı bir işçilikle yapılmış, iç içe yerleştirilmiş üç kare bulunmaktadır..

Buluntu bölgesinin NEKROPOL olduğu göz önüne alındığında, sonsuz yaşam sembollerinin özellikle Yunan – Ege Adaları ve Etrüsk kültürlerinde İÇ İÇE GEÇMİŞ KARELER formunda yapıldıklarını (ancak bu bölgelerde daha geç dönemlerde bu tasvir biçimleri de kullanılmıştır) hatırlarsak, bu postamentin de Sonsuz Yaşam Kavramını Hatırlatan bir görevi taşıdığını söyleyebiliriz.

Ancak üzerinde  Ritüellerde kullanılan   kutsal bir eşyayıda  taşıyor olabilir.


BİTİRİRKEN

1981 Yılı ASSOS  KAZILARI  ‘na  ilişkin bu çalışmam  aslında  bir Kazı Raporu  içeriği  taşımaktadır ve  Fotoğraflarla birlikte değerlendirildiğinde bir BELGESEL olarak  Kabul edilebilir.


TEMMUZ  /  2009   İSTANBUL

PLANLAR ve FOTOĞRAF GALERİSİ için tıklayınız…


img504

Ufuk Hoca – Topografımız ve Özden


img478


img511

Bülent KORKMAZ


img505

Kazı sonrası Ufuk BAŞ – Mimar Tamer PAKBEN ve kazı baş ustaları