Kazı Çalışmaları
Dağlık Kilikia Bölgesi
Antiocheia Ad Cragum
Antiocheia Ad Cragum ve Güney Köy Nohut Yeri Mahallesi

TOROS DAĞLARI’nın Denize dimdik inmesi ile oluşan derin koylar ve bu olağanüstü güzelliği dimdik tepenin üzerine kurulmuş Güney Köy’den seyreden ekibimiz, gördüğümüz manzara karşısında bir müddet kıpırdamadan öylece kaldık.
Beş yıl içinde Ak Deniz Bölgesinde bütün kıyı şeridini taradık. Adana’dan Antalya’ya kadar. Tatil günlerimizde Arazi Aracımızla bize her yeri gösterdi Prof.Rosenbaum. Ancak ben bu kadar güzel , bu kadar ihtişamlı bir doğa içinde bulunduğumu hatırlamıyorum.

Aşağı nekropol
Tepedeki Antik kentin içinde kurulu bu küçücük köy için ‘’Kıyıdaki Dağ Köyü’’ tanımını kullandım daima. Denize uçarmış gibi manzarası olan yığma taş bir köy evinde kaldık. Şehire ait yapılar ve Abidevi birkaç Mezar Yapısının Bulunduğu 1. Nekropol tepede yer alıyor ancak 2. ve 3. NEKROPOL aşağıda o muhteşem bölgede.
Denize doğru yan yana ve dimdik uzanan iki burun üzerinde kurulmuş bu Nekropollerde çalışmak benim için bir ayrıcalıktı ve şehir tepede, Nekropollerin bir kısmı ve Deniz Surları aşağıda olduğu için çalışmamız gereken muazzam bir alan vardı karşımızda.

Nekropol ve kale
Topografik çalışmalar, Yapıların Planlarının çizimi,Muazzam ve başlı başına bir araştırmayı gerektiren deniz surları, Nekropol Çalışmaları Ekibimizin epeyce bölünerek çalışma sını gerektirdi.
Yukarı Nekropol çalışmasını en sona bırakarak, birinci gün Dr. Rosenbaum ile birlikte indik AŞAĞI NEKROPOL’e. Daha sonraki günden itibaren Nekropol çalışmalarımızı tek başıma yaptım. Oldukça dik bir inişten sonra karşıma çıkan o eşsiz manzara da çalışma yapmak bemim için büyük bir şanstı.

Aşağı nekropol
Ancak denize dimdik inen burunun oldukça kıyısına yapılmış olan mezarların bazılarının konumları biraz tehlikeli idi. Belkide yalnız çalıştığım için bana öyle geldi. Arazinin tümünün konumu çok ilginçti. Hangi bölgede çalışırsa çalışsın herkes birbirini görebiliyordu.
Şimdi rahatlıkla söyleyebileceğim tek şey: Antiocheia Ad Cragum Nekropolünde çalışmış olmanın çok ayrıcalıklı ve eşsiz bir görev olduğudur.
Yukarı Nekropol Çalışmalarımızda bana yardım eden, iki kardeşin fotoğraflarınıda yazıma ekliyorum.. Canlı,konuşkan, akıllı, bildiklerini anlatan, benim söylediklerimi can kulağı ile dinleyen küçük Mustafa Kemal ve kız kardeşini asla unutmadım. Umarım bir şekilde bu satırlardan haberleri olur.

Kale
BÖLGEDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR
XIX. asırda buraya Heberdey ve Wilhelm geliyorlar. "Reisen in Kilikien" adlı eserde buradan bahsediyorlar. (l)
Bundan başka Alishan, Sissonan adlı eserinde şehrin coğrafi ve tarihi durumuna değiniyor ve oldukça geniş bilgi veriyor. (2)
Victor Langlois eserinde Antiokheia' dan söz ediyor. Fakat verdiği bilgi oldukça kısa. (3)
Schultze' de şehirden kısa olarak bahsediyor. Buranın bir piskoposluk şehri olduğunu ileri sürerek dört piskopos ismi veriyor .(4)
Amiral Beaufort ise Karamanis adlı eserinde şehirden oldukça kısa olarak bahsediyor. (5)
Dr. Elisabeth Rosenbaum başkanlığındaki heyetimiz 1963-1964-1965 senelerinde ANTİOCHEİA AD CRAGUM şehrinde çalışmalarına devam etti.
1964 senesi araştırmalarımızda arkeolojik, topografik ve mimari yönden çalışmalar yapıldı.
Bu arada aşağı ve yukarı nekropol detaylı olarak incelenmeye başlandı. Mimari bakımdan çalışmalar 1965 senesine bırakılarak mezarların fotoğrafları çeklidi, krokileri çizildi.
1965 senesinde kısa çalışmalarımız esnasında mimari bakımdan çalışmalar tamamlandı ve daha çok şehir ile ilgili çalışmalara hız verildi.
Bu arada bilhassa Aşağı Nekropol ile ilgili çalışmalar ,Nekropol’ün coğrafi konumu nedeniyle hayli zor geçti.
(1) Heberdey, R. Wilhelm, A, Reisen in Kilikien, 1896
(2) Alishan, Sissouan, 1899, s.376 v.d.
(3) Langlois, Voyages dans la Cilicie, 1861, s.174
(4) V. Schultze, Altchristliche Stàdte Und Landschafter Kleinasien, 1926, s.258
(5) F. Beaufort, Karamania, 1817, s.193
COĞRAFİ DURUMU VE YERLEŞİM ŞEKLİ
Antiocheia ad Cragum harabeleri Dağlık Kilikia bölgesinin Selinus ve Anemurium antik şehirleri arasında yer alan Kragos Dağını denize bakan bir yamacı üzerinde bulunmaktadır.
Şehir harabelerinin içinde kurulmuş olan Erdişe Güney Köyü ( 1952 de 220 ) Antalya iline bağlı olan Gazi Paşa kazasına bağlı bulunmaktadır. Kuzeyde Batı Toroslarının 2263 rakımına kadar yükselen Akçalı Dağın, çok sarp, zirveleri güneye maruz dik yamaçları ve daha alçaklarda ormanlarla kaplı vadiler ile çevrelenmiştir. 6 no.lu Antalya - Mersin sahil devlet şosesi yegane kara irtibat yoludur.
Harabelere ulaşabilmek için Gazipaşa - Anamur yönünde karayolunu takip etmek daha sonra sağdan güneye doğru ayrılan ilk toprak yola girmek icab eder. Bu toprak yol üzerinde, Endişe Güney Köyü yer almaktadır. Köyden batıya doğru uzanan dar yolun nihayetinde ise Antiocheia ad Cragum harabelerinin bulunduğu Nohut Yeri mahallesi bulunmaktadır. Köy oldukça geniş bir arazi üzerine kurulu olup daha eskiden kurulmuş olan kısmı denize yakın bir yamaç üzerindedir. Köyün etrafı ekili topraklar ve muz bahçeleri ile çevrilidir.
Antiocheia ad Cragum şehri harabeleri sarp yamaçlar halinda denize uzanmaktadır. Kalıntılar üç tepe üzerinde yer almaktadırlar. Antik şehir bu tepelerden en doğudakinin üzerindedir. Batısında daha alçak bir tepe üzerinde Nekropol yer almaktadır.
Batıda kayalık üçüncü tepede büyük bir Orta Çağ kalesi bulunmaktadır.
Antiokhos IV. zamanında küçük bir yerleşim yeri olan şehir imparatorluk devrinde gelişmiş ve önemli şehirler arasına girmiştir.
Uzun dikdörtgen agora ve sütunlu cadde, şehrin merkezinde yer alır. Sütunlu caddenin kuzeyinde yükselen arazide bulunan teraslarda şehrin evleri bulunuyor olmalıydı. Şehrin
Doğu tarafında korint nizamında bir mabet yer almaktadır.
Harabenin geniş bir alana yayılan kalıntıları Roma İmparatorluk ve Hıristiyanlık devirlerine aittir.
NEKROPOL, TOPOGRAFİK DURUMU VE MEZARLARIN DAĞILIŞI


Antiocheia ad Cragum şehri nekropolü aşağı ve yukarı nekropoller olmak üzere şehir planı içinde iki ayrı bölgeye sahiptir.
Yukarı nekropol Nohut Yeri mahallesinin yukarı kısımlarında ve esas şehrin kuzeyinde yer almaktadır.
Yukarı nekropolde sayı olarak az mezar bulunmaktadır. Mezarları kesin olarak şehirden ayıran bir duvar mevcut değildir.
Yukarı nekropolden batıya doğru ve yamacın eteklerine doğru aşağı nekropole dahil ettiğimiz iki mezar yer alır.
Deniz kıyısında bir tepe üzerinde ise aşağı nekropole ait mezarlar ve mezarlık şapeli bulunmaktadır.
Gerek yukarı ve gerekse aşağı nekropolde mezarların dağılışları, yerleşim tarzları muntazam değildir.
Yukarı nekropoldeki mezarlar yan yana inşa edilmişlerdir.
Aşağı nekropolde ise yan yana inşa edilen dört beş mezarın çevresinde tek olarak inşa edilmiş mezarlar yer alır. Bunlar muntazam olmayan bir dairenin üzerine yerleştiril¬miş gibidirler ve yarım bir daire şekilli sahayı kaplarlar.
Ortada kalan sahada isa şapeller yer alır.
Mezarların girişleri kuzeye, batıya, doğuya veya güneye bakarlar.
Mezarların inşasında taş, harç ve mermer bloklar kulla¬nılmıştır. Kapı lentolarında yer yer renkli mermer de görülür.
Mezarların üzerleri kuzey-güuey veya doğu-batı yönünde beşik tonozlarla örtülüdür. Bir tek örnekte ise arı kovanı şe¬killi kubbe görülür.
Yukarı nekropele ait mezarlar iskân sahasına dahil ol¬dukları için gerek köylüler ve gerekse mezar soyguncuları tarafından oldukça hırpalanmışlardır.
Aşağı nekropol ise güç bir bölgede olduğundan daha iyi bir şekilde korunagelmiştir.
Nekropol tüm olarak ele alındığında üç ana tip mezar görülmektedir:
a) BASİT TİP MEZARLAR
Nekropolde bu tipe giren iki mezar vardır. Ufak gi¬riş kısımları ve dikdörtgen mezar odalarından meydana gelmişlerdir.
Bunlar çok küçük ölçüde örneklerdir. Üzerlerinde hiçbir dekorasyon izine rastlanılmaz. Temelleri kayaya oyulmuş ve kaba bir taş işçiliğiyle inşa edilmişlerdir.
(b) BODRUM KATI ÎHTÎVA EDEN MEZARLAR

Nekropolün diğer bütün mezarları bu tipe girerler.
Büyük ölçüde inşa edilmiş olan mezarların nişli bi¬rer girişleri, arkosoliumlu mezar odaları ve beşik tonoz üst örtüleri mevcuttur.Bu plana sahip büyük mezar yapılarının en alt kısımlarında, yukarıdaki ön oda ve mezar odasının kapladığı genişliğe eşit bir Bodrum Katı bulunmaktadır.
Bu katların hepsine küçük kare kapılarla girilmektedir ve bodrum katı zeminleri insan iskeletine ait kemiklerle doludur. Bazı Mezar yapılarında , Bodrum katlarına ait iki giriş tesbit edilmiştir.
Bu tip mezarlarda ölü bodrum katına gömülmekte, esas mezar odasındaki arkosolium ise sembolik mahiyettedirler.Bazı örneklerde mezar odasında iki katlı arkosoliumlar ( 6 tane) bulunmaktadır.
2 NUMARALI BÜYÜK MEZAR


Mezar yapısı dikdörtgen bir plan göstermektedir. Geniş merdivenli bir giriş kısmı ve mezar odasından ibarettir. Merdivenli giriş kısmının önünde ,mezar yapısının bütün ön cephesi boyunca uzanan bir platform yer almaktadır. Platform: 2.25x3.50 ölçülerindedir. Merdivenli antrenin doğu ve batısında yer alan duvarlar çok muntazam taş bloklardan inşa edilmiştir. Ön odaya , kuzeye bakan ,2.30m. genişliğinde bir kapı ile girilmektedir. Mezar odasındaki arkosoliumlar çok büyüktür. 2.40x1.20m.ölçülerindeki arkosoliumun yüksekliği 1.00m. dir. Mezar yapısının bodrum katı iki bölümlüdür. Ancak bu iki bölümden bir tanesinin dışarı açılan kapısı bulunmaktadır. İki bölüm arası bir duvarla örülmüştür.
(c) KUBBELİ MEZAR
Daire plânlı olan mezarın üzeri arı kovanı şekilli bir tonoz ile örtülüdür. Mezar ufak bir giriş kısmına sahip¬tir. Nekropolde bu tipe giren tek mezar mevcuttur.
(d) MÜSTAKİL TİP MEZAR
Yukarı nekropolde yer alan bu mezar üzeri yekpare taş bloklarla örtülü, taşdan inşa edilmiş sandukaya benzer bir mezar tipidir.
Aşağı nekropolde üç şapel yer almaktadır. Bunlar bir veya yan yana iki apsise sahip dikdörtgen plânlı mekânlardır.
İçlerinde duvarlar üzerinde freskolâr yer almaktadır.
Şapellerden biri oldukça harap durumdadır. Diğer ikisi ise iyi vaziyette korunagelmiştir.

Bu duvarın daha sonra örülmüş olması kuvvetle muhtemeldir. Şimdiye kadar gördüğümüz bütün bu tip iki bölümlü bodrumlarda her iki bölümün de dışarıyla irtibatı sağlayan bir kapısı mevcuttur.
Bu sebeple bu D bölümü sonraki bir devrede E den ayrılmıştır. Dışarı ile olan irtibatı da kesilmiştir.
Mezar binasının güneyinde, cephede ve platformun hemen altında üzeri toprakla örtülü bazı bloklar yar almaktaydı.
Bunların üzerleri temizlendiği zaman üc fragman halinde mermer bloklar karşımıza çıktı. Her birinin üzerinde diş kesimi şeklinde bir şerit vardı.
Biriaci fragman 1.25 x O.6O m. ebadında olup, 0.60 m. lik kısa tarafında diş kesimi şeridi görülmektedir. (Res. 213)
Daha sağda yan yana iki blok daha mevcuttur. (Res. 214)
Bunlardan soldaki 1.05 x 0.55 m. Ebadındadır. (Res. 215)
Sağdaki ise 0.90 x 0.50 m. ebadındadır. (Res. 215)
Her ikisinin de tek bir yanlarında diş kesimi mevcuttur.
Bu bloklar evvelce girişin üzerindeki bir alınlık kısmı¬na ait olabilirler.(1)
(3) 1. Nekropolün çok sağlam vaziyette zamanımıza gelen mezar grubunun ilk mezarı olan 15 numaralı mezar cephesi kuzeye dönük, arka tarafı ise denize bakan, dikdörtgen planlı bir mezar yapısıdır. (Res. 220, sol başta) (Res. 221, sağ başta)
Mezar odasının sonunda dikdörtgen bir giriş kısmı mevcuttur.(Res. 222)
Cephe kuzeye tamamen açıktır. Duvarlar oldukça kalındır ve iri, muntazam taş bloklardan meydana gelmiştir.
Doğu ve batı duvarlarda dikdörtgen nişler mevcuttur.
Güney duvarı üzerindeki dikdörtgen kapı ile mezar odasına girilmektedir.
Kapının iki yanında dikine iki blok görülmektedir. Bunlar kırmızı renkli taştan yapılmışlardır. Lentoyu meydana getiren yatay blok ise beyaz mermerdir.
Girişin ve mezar odasının üzeri doğu-batı yönünde çatı şeklinde bir beşik tonozla örtülüdür.
Mezar odasının içi tamamen boştur. Toprak ve taşlarla dolu bir zemin görülmektedir.
Mezar odasının altında doğudan kare bir kapı ile girişe sanip bodrum katına ait oda mevcuttur. İçerisi oldukça karanlıktır.
zemin yar yer kazılmıştır ve odanın sağ tarafında insan iskeletine ait kemikler dağılmış bir halde durmaktadırlar.
(1) Uzuncaburç’a giden Mara yolunda M.S. II-III. asra ait Roma mezarı gerek plan gerek alınlık kısmındaki diş kesimi şeritleri bakımından bu örneğe benzemektedir.
PLANLAR VE FOTOĞRAF GALERİSİ İÇİN TIKLAYINIZ…
ANTİOCHEİA AD CRAGUM İLE İLGİLİ ARKEOLOJİK BİLİMSEL ÇALIŞMA

Bilimsel çalışmanın içeriği için tıklayınız…